Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim

TOPARLAN GİTMİYORUZ!

Üniversite sınavına girdin. Puanın elinde. Tercih yaklaşıyor ne yapmalısın? Hangi ili seçmelisin? Hangi üniversite de hangi bölüm sana uygun bunlara değineceğiz. Öncelikle aşağıdaki tabloyu inceleyerek öğrencinin manevi olarak rahat üniversite bitirdiği iller hakkında bilgi edinelim.

Tercih nasıl yapmalıyım?
Tercih esnasında ÖSYM’nin kılavuzundan puan ve sıralamanıza göre tutan veya yakın olan üniversiteleri sıralayacağız. Örneğin tıp istiyorsun ama puanın sınırda ya tutmazsa diye hemşirelik de yazmayı düşünüyorsun. Burada sıralama çok önemli. Puan tutmasa bile sıralama tutarsa girme şansın yüksektir. 1. Tercih çok önemli. En çok istediğin ve en yüksek olandan en düşük olana sıralamalısın. Unutma ki hepsini uçuk puanlara yani puanının yetmediği belki tutar dediğin şekilde doldurursan hiçbiri çıkmayabilir. Tercih işi bu şekilde olmalı. Genelde 1 ila 5 arası tutar ilk 5 tercihini çok istediğin il ve bölüme göre doldur ki şansın yükselsin. Peki ya istediğine yetmeyen çok düşük bi puan aldıysan? Sakin ol toparlan GİTMİYORUZ. Pandemi gereği stres yönetimi azaldı. Belirsiz sınav tarihi öğrencilerde kaygıya ve bununla birlikte başarısızlık oranının yükselmesine yol açtı. Genellikle gelişmiş ülkelerde lise bitirilir. 1 sene güzel bir tempoda çalışılarak yüksek bölümlere gidilir. Ülkemizde mezuna kalma diye bir durum VAR. 1 sene çalışmayı zaman kaybı olarak düşünme. İstemeye istemeye gittiğin bölüm zaman kaybı. Önce inanmalısın sonra başarı gelir. Başarı inancın meyvesidir. Bayram var eğlen kafanı boşalt. Ağustos sonuna kadar 1 ay tatil yap. Rahatla ve kendini yoğun bir çalışmaya hazırla. Unutma ki başaranlar çok zeki değildi, çok çalışkandı. Aziz Sancar ‘ın da bir röportajda dediği gibi,” Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum, bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum” Akıllı seçimlerle kaybettiğin zamanı telafi edeceksin. Sen başaracaksın.

Tüm sorularınızı e-postanızla üye olarak aşağıda yorumlarda sorabilirsiniz.

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim

Paraya Hükmet

Ay sonuna para yetiştiremiyorum, para biriktiremiyorum, çok kazansam bile fakirleşiyorum, cebimdeki para bugün yok ve nere harcadığımı bilmiyorum diyorsan bu yazı tam SEN’lik. Para ile ilgili her şeyden söz edeceğim.

İlk iş olarak eğitimini tamamlamalısın. Cahil insan tarihte de bugün de hep ezilir. Ezilmeyeceksin. Silahın kalemin olacak. Sevdiğin bir konuda eğitimini aldıktan sonra işsiz kalmamak için lisans yeterli değildir. Götürebildiğin kadar arşa çıkarmalısın. Doktora yap. Hiçbiri olmazsa yüksek lisans yap. CV’ne açıktan başka lisanslar ekle. Durma, üret, oku, öğren. Hemen bir banka hesabı açmalısın. Vadeli yatırım için faiz oranlarına göre iyi bir banka seçmelisin. Bütçe tasarını oluşturmalısın. Eline geçen ve geçecek olan tüm paraları belirli bir gün ve tarihte bu vadeye yatırmalısın. Dikkat etmen gereken nokta faiz oranı ve vade süresidir. Az vadede çok düşük veriyorsa orta vadede yani 2 aylık yatırabilirsin. Çok iyi bir fırsat bulursan %21 faiz gibi direkt 1 senelik atman gerekiyor. Atmazsan emim ol bir ay sonra o 21 oranı %8’e düşecektir. Bu bankaların taktiğidir. Seni faizin artacağına inandırır. Yapılan araştırmalara göre aylık yerine yıllık bütçe yapmak daha yararlı oluyor. Çünkü senelik tahminlerde kendimize daha az güvendiğimiz için ekstra harcamalara daha fazla yer veriyoruz. Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre aylık bütçelerinde %40 yanılsama yapan öğrenciler, yıllık bütçelerinde yalnızca %3 yanılmışlar. Bugün başla seneye bugüne kadar bir bütçe oluştur. Mesela her ay maaşımın 500 lirası faize yatırılacak diye kendine telkinde bulun. Aylık elektrik, su gibi ev harcamalarını gelirinden çıkar. Her ay en az 200, ideal 500 lira kenara atmalısın. Unutma! Birikim yoksa yerinde sayarsın. Gelirinizin 3’te birinden fazlasını ev harcamalarına ayırma, iyi planlama yap.

Kredi kartlarının ödülleri, ekstraları kulağa hoş gelebilir ama bunlar seni normalde yapacağından daha fazla harcama yapman için etkileyebiliyor. Ekonomistler bunu “almaya ivme kazandırmak” olarak adlandırıyorlar. Çünkü ödülü gördüğümüz zaman harcamaları arttırıyoruz.Finansal başarının altın kuralı gelirinden az harcamaktır. Bunu kendine ilke edinmelisin. Ayağı yorgana göre değil de yorganın yarısına kadar uzatacağız. Kalan kısım bizim birikimimiz. Hayat oyununda kazandığımız maddi başarımız olacaktır. Her maddi birikim senin kendini zorlaman ve kendini eğitmendir. Bir zaman sonra harcamanın ne kadar gereksiz olduğunu anlayacaksın. Bunları ben demiyorum dostum. Cebinde parası olmayan, milyoner olan insanlar diyor. Hadi onların sözlerine göz atalım;

Zengin Baba, Yoksul Baba’ kitabının yazarı Robert Kiyosaki, kitabında para için çalışmaktansa, parayı kendin için nasıl çalıştıracağını anlaman gerektiğini vurguluyor. “Orta sınıf ve yoksullar ilk önce lüks olanları almaya çalışır oysa zenginler en son lüks şeyleri alır.”

“Hedeflerini gerçekleştirmek için kenara koyacak paraları olmadığını söyleyen ailelerin harcama alışkanlıklarına bakıyorum, listelerinden çıkartabilecekleri o kadar çok ‘istek’ var ki”

Kişisel Finans Danışmanı Suze orman

Budgetnista kitabının yazarı Tiffany Aliche “Her pazartesi banka hesabını ve harcamaları gözden geçirmek bütçenin şaşmaması için faydalı.”

İşinizi geliştirin, ek sorumluluk alın, değerinizi patrona ve müşteriye somut olarak ortaya koyun. Gelirinizden az harcayın. Böylece BİRİKİM için para kalır.’’ Özlem Denizmen

“Asla tek bir gelir kaynağına bel bağlama; ne olacağını bilemezsin. İmkânın varsa, birikimini ikincil gelir kaynağın olabilecek bir şeye yatır.” Warren Buffet

“Bana değer yargılarından bahsetme. Bana bütçeni göster, değer yargılarını ben sana söyleyeyim.”– Joe Biden

Şimdi yazıya dökülen para yönetimlerinin kitaplarından örnek vermek istiyorum. Burda dikkat etmen gereken başka bir nokta eğitime harcadığın bilinçli para kendin için gelişimine katkıdır. Boşa gitmez. Kitap al. İndirimleri giysilerde değil, kitaplarda kovala. Bu seni fakirleştirmez. Her ay 60 lira kitaba ayırman senin bütçeni sarsmaz. Survivor’a 5 mesaj atsan bu parayı geçiyor zaten. Bilinçsiz olma. Kendi elinle başkalarının cebine para koyma. Senin kiralık rutubetli evinde attığın mesaj sayesinde ada satın alan ve havuzunda kokteylini içerken 2 milyonluk saatiyle havuzda medyayı sallayanlar, senin ve o mesajı atan herkesin parasıyla bunları yapıyor. Gözünü aç. Gözünü açman için benim de okuma listemde olan kitapları yazarak bu yazıyı sonlandırırken sana soruyorum, “Sahip olduğun mallara ve ıvır zıvıra baktığında, onlara gerçekten ihtiyaç duyup duymadığın sorusunu cevaplarken için rahat mı?” cevaplarınızı yorum kısmında belirtebilirsiniz.

SAPİENS – YUVAL NOAH HARARİ

Bu kitabı özellikle paranın tarihini anlamanız, para sisteminin neden işlediğini, ticarette güveni teşkil etmek için nasıl kurulduğunu görmeniz açısından çok faydalı bölümleri olan bir tarih kitabı.

Dünyadaki En Büyük Satıcı

og-mandino

Cebinde Mucize Yarat

Özlem Denizmen

Babil’in En Zengin Adamı

George S. Clason

Düşün ve Zengin Ol

Napoleon Hill

Zengin Olma Bilimi

Wallace D. Wattles

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim

1 HAFTAYI 8 GÜN YAŞAMAK

1 hafta 7 gün değil mi? Düşüncesiyle geldiğinizi tahmin edebiliyorum. 1 hafta kâğıt üstünde 7 gündür.  Bu yazıda ölene kadar nasıl daha fazla gün yaşarsın onu öğreneceksin. İnsan doğar, büyür, ölür. Bu konuda ergenlikten sonrasını ele alacağım. Konu uyku düşmanlığı içeriyor. Uykuyu seviyorsun ama o seni sevmiyor. Seni öldürüyor. Gereksiz uyku senin yaşamından kırpıyor, okumaya devam et açıklayacağım. Şöyle gece yatmadan bi instagram, youtube, twitter da vakit öldürür, gözünü yorarsın. Beynini, yorulduğu için uyuması gerektiğine inandırırsın. 02:00’da yatarsın 12 civarı kalkarsın. Kalkarsın ama o uyku sana zevk vermez. Yorgun hissedersin. Gün boyu uyku modunda durursun. Üşenirsin oturur, uzanırsın. Uykun gelir. Belki gün içinde 2 saat kadar uyursun. Yapma ölüyorsun!

Elinde sayılı olan jetonlarını çöpe atıyorsun. O jetonlar senin hayatın. Çöp tenekesi de uykun. Öyle diyorsun da uyku da şart arkadaş! diyebilirsin, haklısın şart ama sen 12 saat uyuyorsun. Yarım gün uykuya gidiyor. Kalan 3 gün, 72 saat zaman. Her gün 3 saat oyun, TV… boş vakit geçirsen 51 saatin kalıyor. Ne kadar da kolay ve hızlı azalıyor değil mi? Öncelikle uyku problemini aşmalıyız. Seninle aşamalı olarak uyku süresini sağlıklı şekilde azaltacağız. Vücudu bu süreye 40 gün kuralı sayesinde alıştıracağız. Güzel bir gün geçirmek için güzel bir uyku şarttır. Bakın çok uyku demedim güzel uyku diyorum yani uykuyu enerji içeceği gibi kullanacağız. Tüm vaktimizi ona yedirmeyeceğiz. Kullanıp işimize bakacağız, dolu dolu yaşayacağız.

  • 4/7/8 Tekniğini denemelisin

Önce dilini damağına değdiriyorsun ve teknik süresince damağında tutmalısın. 4 saniye boyunca burnundan nefes al, 7 saniye boyunca nefesini tut, 8 saniye boyunca yavaş şekilde vücudunu gevşeterek aldığın nefesi ver. Bu işlemi 4 kere arka arkaya yapmalısın, farkı göreceksin.  Bu tekniği 3 gün arka arkaya denemelisin. 

  • Yatak rutinini bozma!

Uyuma koşullarının aynı kalması önemli. Yatak odasının ısısının sabit kalması ve uyumadan önce yatak odasının belirli bir süre havalandırılması önemli. Ayrıca rutini bozmamak için aynı saatlerde uyumaya özen göstermelisin. Bunları denedikten sonra benim de denediğim ve faydasını gördüğüm ABD askerlerine öğretilen uykuya hızlı dalma tekniğinde bahsedeceğim.

Önce yüzünü rahatlatman gerekiyor. Yüzüne dairesel masajlar yapabilirsin. Kaşlarını çatmayı ya da dudaklarını sıkmayı bırakmalısın. Yüzündeki bütün kasları serbest bırakana kadar yavaşça nefes alıp vermeye devam etmen gerek. Omuzlarını mümkün olduğunca serbest bırak ve gevşe uykunun şefkatli kollarına sal arkadaşım kendini. Bırak omzun elin düşsün. Ardından kollara geç. Kollarını kucağına al sallanmasın. Kol kaslarını serbest bırak ve hissizleştiğini hisset. Bacaklar için Kasıklarından başlayıp parmak uçlarına kadar serbest bırakmaya çalış. Kollar gibi bacakların da yokmuş gibi hissettirmeli. Aklında hiçbir şey kurma. Boş siyah bir görüntü hayal etmelisin. Düşünmeyi bırak ve o siyah ortamda rahatla.

Sana deliksiz bir uyku için birkaç öneri buldum;

  • Öncelikle uyku için yatak odası tercih edilmelidir. Televizyon karşısında keyifli olduğu zannedilen kısa kestirmeler gece uykusunu bozabilmektedir.
  • İdeal oda sıcaklığı olan 21-22 derece sağlanmalıdır.
  • Televizyon, cep telefonu, bilgisayar gibi elektronik eşyalar yatak odasında bulunmamalıdır. Hatta yatakta bu cihazlarla zaman geçirmek bile uyku kalitesini bozabilmektedir.
  • Yatak odasının ışık ve ses izolasyonuna dikkat edilmelidir.
  • Uyurken gece lambası kullanılmamalıdır. Uyku da salgılanan melatonin hormonu sadece karanlıkta aktive olmaktadır.
  • 20:30- 23:00 arasında en üst seviyeye ulaşan melatonin hormonundan faydalanmak için bu saat dilimleri arasında uykuya dalmak uyku kalitesini artırmaktadır.
  • Akşam 19.00’dan sonra herhangi bir besin tüketilmemelidir. Özellikle çay kahve gibi uyarıcılardan uzak durmak önemlidir. Uykuyu getirmesi için tüketilen süt diğer yiyecek ve içecekler reflüyü tetikleyebilmektedir.
  • Haftada en az 3 gün spor yapılmalıdır. Uykusuzluk sorunu yaşayan kişilerin akşam sporu yapması faydalı olabilmektedir. Akşam yemeğinden önce kardiyo tarzı yapılan hafif sporlar uykusuzluk sorununu çözebilmektedir. Ağır sporlar sanılanın aksine uykusuzluk sorunu yaratabilmektedir.
  • Hafta sonu dahil aynı saatte yatılıp aynı saatte kalkılmasına dikkat edilmelidir. 12.00-14.00 arası yaşanan melatonin salgılamasından faydalanmak için hafta sonları 45 dakikayı geçmeyecek bir öğlen uykusu tercih edilebilir.
  • Yatağa yatılmasına rağmen yarım saat 45 dakika uyunamadığı takdirde yataktan çıkılmalıdır. Farklı bir odada kitap okunarak tekrar yatılması olumlu sonuçlar vermektedir.

Bunları okudun artık konuyu kavramış olmalısın. Dikkat edilmesi gereken noktalar;

Yetişkinler için sağlıklı uyku süresi 5-8 saat arasıdır. Uzmanların önerisi 6 saattir. Akşam 8:30-11:00 arası ve gece 1:00-3:00 arası melatonin salgılanması arttığı için uyku dilimlerini bu yönde böleceğiz. Yazının devamında seninle 40 gün boyunca haftayı nasıl 8 gün yaşayacağımızı belirleyeceğiz.

 20 yaşından küçükler 8 saat uyumak zorundadır. 20 yaş altıysan akşam 9’da vur kafayı uyu sabah 5 de uyanman sana yeter. Kalk ders çalış, kitap oku. Zaten 5’te uyanırsan elinde bir sürü vaktin olacak.

Araştırmalar ne diyor, “8:30-11:00 arası ve gece 1:00-3:00 arası melatonin salgılanması artıyor.” diyor. Buna göre senle bir uyku düzeni oluşturup bu haftayı 8 gün yaşamışçasına uzun yaşayacağız. Yeteri kadar uyuyarak tüm işlerimizi mükemmel şekilde yapabilecek zamanımız olacak.

Akşam yemeğini 18:00 de yemen lazım. Yedin toksun değil mi, hemen yatma reflü olursun. Miden patates gibi olur. 21:00’a kadar oturarak gün boyu ne yaptığını ve yarın ne yapacağını düşün. Kitap oku. Arkadaş benim akşam 9-11 arası Kuruluş Osman’ı izlemem lazım. Canım Osmanlıdan değerli mi diyebilirsin. Aynı günün sabahı uyanıp 50 sayfa kitap okuyup internet üzerinden izleyebilirsin ya da akşam yemeğinden sonra uyku zamanına kadar otur izle. Yarım yarım izle daha çok zevk alacaksın. 10 dakika TV reklamları izleyerek zaman öldürmektense bu yöntem sana vakit kazandıracak. 21:00’da önce oturur şekilde gözünü hafif yormak için kitap okuman lazım. Sürekli kitap kitap profesör mü yapacaksın bizi? diyebilirsin. Aklın kadar yaşarsın güzel insan. Zeki olmak kapıysa anahtarı kitaplar. Fazla dozda kitap okumak seni öldürmez. Akşam 21:00’da alarmı 23:00’a kurdun vurdun kafayı uyudun. Uyuyamazsan endişe yapma 40 gün boyunca deneyeceğiz. Alışacaksın. Uyku tutmazsa kalk yatma. Hayata devam et. Uyku, ölümün ikiz kardeşidir. Sadece parmak izleri farklıdır. Saat 01:00’da yine saati 3:00’e kurup uyuyoruz ve gecenin köründe uyanıp spor yaparak, dünden seçilmiş güzel bir film izleyerek saat 8’ e kadar vaktini kullanabilirsin. Eğer uyuyor olsaydın gün içinde vaktinin daha değerli kısımlarını harcayıp bunları yapıyor olacaktın. Kazanıyoruz, devam…

Halsizlik ve uyku hali hissedersen gün içi 45 dakika uyku serbest. Şarj olmalısın. Sönük durmaman gerekiyor. Canlısın sen, canlı kal. Bu kadar. Artık gece 1’de uyuyup öğlen kalkma devri bitti. 12 saat uyuyordun. 8’de kalksan 7 saat oluyor. Uykunun tadını almamış olacaktın çünkü melatoninleri kaçırdın. Hala uykun var hissi bitmemiş olacaktı. Yeni sen, günde 6 saat uyuyorsun. Önceden haftada 51 saat yaşıyordun. Artık 126 saat ayaktasın, hayattasın. Nefesini kesen anlarla doldurabileceğin 5 tam 1 de çeyrek günün var. Bir haftayı 2,5 hafta yaşıyor olacaksın. Kendini sev. Hayat kısa ama dolması gereken boş sayfalar var. Boş bırakma. Dolu bir kitap bırak.

Beğendiyseniz beğen butonundan veya yorumlardan bunu bana belirtebilirsiniz. Eklemek istediğiniz şeyler için yorumlar kısmı sizi bekliyor.

KAYNAK

https://www.hurriyet.com.tr/ https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/deliksiz-bir-uyku-icin-11-oneri/ https://www.e-psikiyatri.com/ https://psycnet.apa.org/record/2006-10343-008 https://journals.sagepub.com/doi/abs/10.1177/074873099129000894

Carskadon%20Dement%202011.pdf erişimi için tıklayın

https://www.youtube.com/watch?v=1vYBK8NgZBA Haluk TATAR https://www.youtube.com/watch?v=NbTnx_VDN1w Klinik Psikolog Beyhan Budak

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim

The Art of Saying No

Nice person, Since you came, you must have a weakness like not being able to say no. Relax.

We will overcome this problem.  If you don’t want to go to the cinema to avoid breaking the heart, because if you say no, you can break your relationship or feel selfish. Don’t feel! You are not an ice cream. You can’t make everyone happy and you don’t have to. Let’s say to him/her , she/he comes, no need to ask if she/he accepts it for sure. people don’t feel your emotion. The golden rule of being potatoes means yes to everyone in every respect. Once you create this perception, yesers constantly surround you. Lowering self-confidence. Think now, close your eyes and review your life. Think about things you can’t say no. Now update those topics by thinking that they gave no answer to the first question.  you didn’t lose, you won. you created when you can use it for yourself. let’s prove our weaknesses in saying no, what do you feel when you say no below let’s see,

  • Not to be rude
  • Want to be compatible
  • Not feeling guilty
  • fear of being perceived as selfish
  • Avoiding conflicts
  • Afraid of breaking the relationship
  • Feeling the need to please everyone

Someone you love comes to you and says go out and drink coffee. You have jobs or are busy or don’t want you .The answer should be no in the table that appears here, but you say yes to be a sweet potato and not to upset the other. Do you think that coffee will be sweet? It does not come because you did not express your desires by breaking your self-confidence. Once again yes, it will  said and you were wrong you. you say right, is it more important than my darling? , What will happen if we had coffee for 1 hour bro?  you can say. You are right but according to the rules in your dream World. The real world isn’t so dusty pink. The yes answer that you gave unwillingly for 1 hour, took you a little self-confidence from the authority and killed your time from your life. The things you do not do on top of you or the things you have been postponed will stay alone with you after the person who made you say yes to your coffee without digesting it in your stomach. then your psychology will deteriorate, stress, anxiety, panic goes on. The quality of your life decreases. Nobody can give you time. You must be honest with yourself. Yourself didn’t do anything to you. Be aware of this from external damage caused by you. You should know the art of saying no. There is no explanation for saying no. You don’t have to tell the reason for saying I don’t want. It doesn’t have to have a reason. You have to teach your tongue the art of martial. We call this Tonque Fu. not without asking her/him, May not want, You have to say no to make her/him  think it matters. You should learn to say no. First, we can soften the word no. If I give a few items;

  • Helping you,…. I would love to do it, but…
  • “I won’t be able to help you with this, but… maybe it is possible.”
  • “Can you let me think a little about this, I’ll let you know tomorrow.”
  • “Unfortunately, it is not suitable for me at all, but let’s consider another alternative together.”
  • “I’m very busy these days,… it takes a lot of time. … I will be available days later, how is it for you? ”

You can give answers like this. If he cares about you, he also cares about your thoughts. Do not explain if he insists. When making a statement, it is shaken by the authority. You don’t have to explain to anyone who imposes you that you don’t want. “No” is not your enemy. This is the most essential word for your well-being.

If you say I can’t say no, you should create a “no” day. If you do 7 days a week and 1 day no, believe me, you will be free from many responsibilities in one day. By finishing your tongue, you change the thoughts of the environment in a way that will make you feel authority.

Try it… No matter what you want, you should say no to everything that day. Keep your tongue in your hands. Remember that you are important. Your thoughts are important. You can try and write the results in the comments. You can also write your opinion in the comment, helping me to determine the next topic. If you say no, I am not broken because I know that there is no explanation for what you do not want.

SOURCE

alis.ku.edu.tr/hayir-diyebilmek/

PSK. Beyhan Budak/ Kendine İyi Davran

Uzman Psikolog Rengin Işık/ Hayır Diyebilmek

Sam Horn / Tongue Fu: Sözlü Dövüş Sanatı

Haluk TATAR youtube channel

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim

Hayır Diyebilmek ( Tonque Fu )

Güzel insan, geldiğine göre senin de hayır diyememek gibi bir zaafın olmalı. Rahat ol. Bu problemin üstesinden geleceğiz. İstemediğin halde kalp kırmamak için sinemaya gidersin çünkü hayır dersen konuştuğun kişiye karşı pozitif ilişkiyi bozabilirim diye düşünürsün veya bencil hissedebilirsin. Hissetme! Sen bir dondurma değilsin. Herkesi mutlu edemezsin ve etmek zorunda da değilsin. Ona diyelim o gelir, o kesin kabul eder sormaya gerek yok gibi düşünceleri insanlara hissettirme. Patates olmanın altın kuralı herkese her konuda evet demektir. Patates olma arkadaşım. Başkasının istediğini o kırılmasın diye kabul etmek zorunda değilsin. Bir kere bu algıyı oluşturursan sürekli evetçiler çevreni sarar. Öz güvenini düşürme. Şimdi bi düşün, gözlerini kapat ve hayatını gözden geçir. Hayır diyemediğin konuları aklına getir. Şimdi o evetleri, soruya hayır cevabı verdiğini düşünerek güncelle. Kaybetmedin kazandın. Kendine, kendin için kullanabileceğin zaman ayırdın. Hayır diyememe zayıflığımızı aşağıda hayır dediğin zaman ne hissettiğinle kanıtlayalım.

  • Kaba olmamak,
  • Uyumlu olmak istemek,
  • Suçlu hissetmemek,
  • Bencil olarak algılanmaktan korkmak,
  • Çatışmalardan kaçınmak,
  • İlişkiyi bozmaktan korkmak,
  • Herkesi memnun etme ihtiyacı hissetmek.

Çok sevdiğin birisi sana geliyor ve dışarı çıkıp kahve içelim diyor. Senin işlerin var veya meşgulsün ya da canın istemiyor. Burada görünen tabloda verilmesi gereken cevap hayır olmalıdır ama tatlı bir patates olmak için ve karşındakini üzmemek için evet diyorsun. O kahve sence tatlı gelir mi? Gelmez tabi çünkü sen özgüvenini kırarak kendi arzularını dile getirmedin baskıladın. Bir kez daha EVET, OLUR yanılgısına düştün. Bana, doğru diyorsun da sevgilimden önemli mi? Ne olacak 1 saat kahve içtiysek kardeşim diyebilirsin. Haklısın ama kendi hayal dünyandaki kurallara göre haklısın. Gerçek dünya bu kadar toz pembe değil. Senin o istemeyerek gittiğin 1 saat için verilen evet cevabı senden otoritenin, özgüvenini az da olsa götürdü ve ömründen de vakitlerini öldürdü. Üstüne bir de yapmadığın işlerin veya ertelenmiş olduğun şeyler o kahve midende sindirilmeden, sana evet dedirten kişi zevkini aldıktan sonra seninle baş başa kalacak. E sonra psikolojin bozulacak, stres, kaygı, panik böyle devam eder gider. Hayatının kalitesi azalır. Kimse sana vakit vermez, veremez. Kendine karşı dürüst olmalısın. Kendin sana bir şey yapmadı. Sana gelen zararlar dışarıdan kaynaklı bunun farkına var. Hayır deme sanatını bilmelisin. Hayır demenin açıklaması olmaz. İstemiyorum demenin nedenini söylemek zorunda değilsin. Bir nedeni olması da gerekmiyor. Diline dövüş sanatını öğretmelisin. Buna biz Tonque Fu diyoruz. Karşındakine ona sormadan olmaz. İstemeye bilir. Onun düşüncesi de önemli dedirtmek için hayır demen şart. Hayır demeyi öğrenmen şart. Öncelikle hayır kelimesini yumuşatabiliriz. Bir kaç madde verecek olursam;

  • Sana yardım etmek, …. yapmak çok isterdim, ancak…”
  • “Bu konuda ben sana yardımcı olamayacağım, ama… müsait olabilir belki.”
  • “Biraz düşünmeme izin verir misin bu konuyu, sana yarın haber veririm.”
  • “Maalesef benim için hiç uygun değil, ama istersen birlikte başka bir alternatif düşünelim.”
  • “Bugünlerde çok yoğunum, … çok zamanımı alıyor. … gün sonra uygun olurum, senin için nasıl?”

Bu gibi cevaplar verebilirsin. Karşındaki sana değer veriyorsa düşüncene de değer verir. Israr ederse açıklama yapma. Açıklama yaptıkça otoriten sarsılır. İstemediğini sana dayattıranlara açıklama yapmak zorunda değilsin. “Hayır” senin düşmanın değil. Senin iyiliğin için en gerekli kelimedir.

Hayır diyemiyorum diyorsan “hayır” günü oluşturmalısın. Haftada 7 gün var 1 günü hayır günü yaparsan inan bana o bir günde bir sürü sorumluluktan kurtulmuş olacaksın. Dilini terbiye edip çevrenin sana düşüncelerini otoriteni hissettirecek tarzda değiştirmiş olursun. Dene bunu… Ne olursa olsun kendi istediğin bile olsa o gün her şeye hayır demelisin. Dilinin ipini ellerinde tut. Unutma ki sen önemlisin. Düşüncelerin önemli. Deneyip sonuçları yorumlara yazabilirsin. Bir sonraki konuyu belirlemek için de bana yardımcı olarak yorumda fikrini yazabilirsin. Hayır dersen ben kırılmam çünkü istemediğin şeyin açıklamasının olmadığını biliyorum.

KAYNAK:

alis.ku.edu.tr/hayir-diyebilmek/

PSK. Beyhan Budak/ Kendine İyi Davran

Uzman Psikolog Rengin Işık/ Hayır Diyebilmek

Sam Horn / Tongue Fu: Sözlü Dövüş Sanatı

Haluk TATAR youtube channel